Uzun Vade

İnsan gerçekten de miyop bir canlı. Geleceği kestirmede çok kötü. Buna rağmen uzun vadeli planlar yapmak önemli. Eğer insan uzun vadeli planlar yapmazsa hayatın dalgaları arasında boğulabilir. Nereye gideceğiyle ilgili bir planı olanın kıyıya ulaşma ihtimali daha yüksek. Elbette geleceği düşünmek zor bir iş. İç güdüsel olarak, önündeki lokmaya odaklanmak, hele de çok lezzetliyse, hele de açsa reddedilmez bir teklif gibi görünüyor. Ancak sabır her şeyin başında geliyor. Her ne olursa olsun, eğer bir lokma çok kolaysa muhtemelen ondan uzak durman gerekebilir. Tabi dediğim gibi yapısal olarak insanın bu konularda zaafı var. Mesela kredi sistemini ele alalım.

Çoğu zaman insanların bu zaafından besleniyor. Uzunca bir süre gayret edip, para biriktirmek ve sonrasında ev, araba sahip olmak yerine, şimdiye odaklanıyor. Canın bir şey mi istedi, hemen al, hiç bekleme. Çek krediyi sonra ödersin. Alaaddin’in cini gibi bir şey, dile benden ne dilersen, canın bir şey mi istedi, cebinde para mı yok, çıkar kredi kartını al. Belki de yüz bin yıllık insan fantazisinin gerçeğe dönüşmüş hali. Tabi bir bedeli var, bugün için geleceğini satıyorsun. Bu alışveriş pahalıya bile mal olsa, insan için reddetmesi çok çok zor.

Biz tatile gitmeyelim mi?

Dolayısıyla insanın kısa vade yerine uzun vadeye odaklanması, bu tarz yapısında bulunan zaaflara göre tasarlanmış tuzaklara düşmemesi için ilkeleri olması gerekiyor. Bu sadece parasal mevzular için geçerli değil. Tüm konularda benzer durumlar geçerli. Mesela, yemek konusunda eğer uzun vadeli ilkesel bir duruşun olmazsa, o zaman kesinlikle zayıflayamıyorsun. Çünkü beden o an o yiyecekleri yemek istiyor. Ama kurallar olursa, düşünmesine gerek kalmıyor. Sadece kurallara uyması yeterli olabiliyor. Ya da spor yapma hususunda, kişi normalde spor yapmak istemiyor. Vücudu hareketsiz kalmak istiyor. Ancak kurallar ve ilkeler olursa o zaman sporu yapıyor ve mutlu oluyor.

Gel de yeme!

İnsan sadece kısa vadede isteklerine ya da içgüdülerine dayanarak hareket ederse kesinlikle mutlu olamıyor. Zaten İslam dini de uzun vadeye odaklanmayı öğütler. Asıl kazanımlar hep öbür dünyadadır. Ancak öbür dünyaya (uzun vadeye) odaklanırsan, kısa ve orta vadede de çoğunlukla kazanırsın ve mutlu bir hayat yaşarsın.

Sonuç; her konuyla ilgili uzun vadeli bir takım hedefler koymalı, bu hedeflere ulaşmak için bir takım ilkeler belirlemeli ve bu ilkelere binaen günlük hayatta düşünmeden uygulanabilecek pratik kurallar ortaya çıkarmalı. Böylece başarı, huzur ve mutluluk, hem kısa vadede hem de uzun vadede gelecektir.


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *