Onu Alma Beni Al

Eğer ev için alışveriş yapmasını bilmiyorsanız kendinizi süper sızma süzme zeytinyağıyla patates kızartırken bulabilirsiniz. Aklıma pazardaki Adile Naşit teyzeler geliyor. Eşarbını boğazının altından bağlamış, elinde pazar çantası tezgâhlar arasında dolaşarak hedefi tam 12′den vuracak mallar arıyor. Öyleki aldıkları ailenin (nesillerin) devamı için %100 etkili olacak. Az zamanda çok ve büyük işler başarır bu teyzeler. Sanki tezgâhları kendi dizmiş gibi gider gerekli malzemeleri seçer, alır ve yarım saat içinde tekrar eve dönüş yoluna düşer. Bu teyzelerden her eve lazım.

Hele ki bekar/öğrenci evindeyseniz. Bizim yaptığımız üç aşağı beş yukarı şöyle; Tansaşa git, sepet arabayı al, reyonların arasında dolaş, hoşuna gidenleri arabaya at, çaktırmadan arabaya yüklenerek kay, reyonlar bitince geri dön, tekrar reyonların arasında dolaş, unuttuğun gereksiz bir şey varsa sepete at, kasaya gel, kasiyerin yüz bilmem kaç milyon TL demesine şaşırmamış gibi yap, 400 milyon limitli University Card’ını uzat, kafadan limit hesapları yap, malzemeleri poşete koy, eve git, aldıklarından en az birisini kasadaki poşet zulasının altında unuttuğunu farket, emin olmak için fişi kontrol ederken aldıklarından en az birisinin iki kere geçirildiğini farket, neyse diyip aldığın abur cuburlarla 16 saattir yemek girmeyen mideni biraz doldurduktan sonra aldıklarının bir adaya düşsen dahi yanına almayacağın kadar gereksiz şeyler olduğunu farket, otur ve nerde yanlış yaptığını düşün!

Şimdi defalarca bu duruma düşen bizler (bizleri tanımlamaya gerek duymuyorum, ama yine de tanımlayayım, bu duruma hayatında bir kere de olsa düşen herkes bizdendir) mücadele için çeşitli yöntemler geliştirdik. Bu yöntemler kişinin genetik şifresinden, sosyo-kültürel yapısından, hangi takımı tuttuğuna kadar değişir. İlk akla gelen ve en etkin yöntem evlenmek Evet oldukça basit ama şaşırtıcı derecede efektif bir yöntemdir. Fiyat/performans olarak oldukça iyidir. Ancak bazı yan etkileri olduğu konuşulmaktadır Bunlara şimdi girmeyeceğim, ama bu yan etkilerinden dolayı riskli ve konforsuz bulunarak bir çok arkadaşımız tarafından tercih edilmeyen bir yöntemdir.

Bir başka yöntem en ucuzun bir pahalısını almak şeklinde ortaya çıkmıştır. Böylece alacağınız malzemeyi alternatifleriyle karşılaştırıyor ve belli oranda iyileşme sağlayabiliyorsunuz. Ancak bu sınırlı bir iyileşme sağlar. Bunu diğer yöntemlerle kombine şekilde kullanmak gerekiyor (evlenme için en ucuzun bir pahalısını almak iyi olmayabilir ).

Bir başka mücadele yöntemi, açlıktan ölecek dahi olsan alış-veriş yapmamaktır. İlk duyulduğunda mantıksız gibi duran bu cümle “karnını doyurduktan sonra alış-veriş yap” cümlesiyle beraber düşünüldüğünde anlam kazanmaktadır. Yine başka bir yöntem, Tansaştan alma, BİM’den aldır. Bütün reyonların seni alış-verişten soğutmak için tasarlandığı BİM’de kendini kaptırsan bile 50 ytl üzerinde bir meblağ çıkaramazsın.

Bir başka yöntem, marketin girişinde dergileri karıştırır gibi yapıp erketeye yatmak ve yazımın başında belirttiğim adile teyzelerden biri gelince hemen arkasına takılarak onun aldıklarından almak, almadıklarından almamak düsturunu uygulamaktır. İmar bankası gibi bir yöntemdir. Çok kazandırır. Ancak risklidir. Bu teyzeler çok hızlı hareket ederler, gözden kaçırdığın anda elinde kara lahanayla kalabilirsin. Yakın markaj başarı getirir.

Bunun gibi daha bir çok yöntem geliştirilmiş ve tekrar tekrar geliştirilmektedir (bir eticaret projesi fikri mi doğuyor?). Bu satırları okuyan, konservecilere, makarnacılara, şinitselcilere, meyvacılara selam ederim

NOT: Tansaşa giderseniz 3 nolu kadadaki kıza dikkat, aklı bir karış havada, genelde iki kere geçiriyor